enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
17,2801
EURO
17,6348
ALTIN
967,98
BIST
2.426,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adıyaman
Açık
39°C
Adıyaman
39°C
Açık
Cuma Açık
39°C
Cumartesi Açık
37°C
Pazar Açık
39°C
Pazartesi Açık
40°C

Sulh Hepimizin Vazifesi Olmalı

Sulh Hepimizin Vazifesi Olmalı
REKLAM ALANI
28.10.2017
0
A+
A-

Sulh hepimizin vazifesi olmalı…

Eski aşiret geleneksel kanunlardan kala kala kaba ve günümüzde yasalarla ve insanlıkla hiç bağdaşmayan kanun parçaları kaldı. Bunların başında da kan davası ve namus davası cinayetleri gelmektedir.

Suç bireyseldir ve hukuk ülkelerinde bağımsız mahkemeler karar verir. Ülkemizin de 1949 yılında kabul ettiği İnsan hakları evrensel beyannamesinin 3. maddesinde ‘Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır’ denilmektedir. Dinimizde ‘Allahın verdiği canı sadece Allah alır’ buyurur.

Devletin kamu gücünün vazifesi, ferdin yaşam hakkını korumaktır. Her bireyin can güvenliği Kamu gücü ile sağlanır. Fakat kan ve namus davasının kör kurşunlarıyla aile meclislerinin çağdışı ölüm fermanları infaz edilmektedir.

‘Xûn bi xûne naye şûştin, xûn bi avê tê şûştinê’ atasözünde denildiği gibi, kan kan ile yıkanmaya devam edildiğinden, sürekli kan akmaktadır. Halbuki ‘kan su ile yıkanır’ .

Hak, hukuk ve adalet esasına dayalı ilişkilerin hakim olduğu toplumlarda kişilerin sahip olduğu haklar arasında bir çatışma meydana gelmez. Aynı zamanda insan başkasının yaşam hakkına duyduğu hassasiyeti kendi yaşamına göstermek zorundadır.
Aile bireyleri arasında ilişkilerin sıkı olduğu toplumlarda öç alma duygusundan kaynaklanan, misilleme biçiminde karşılıklı cinayetlerle süren aile ve gruplar arası ölümlü vakalardır. Bölgemizde kan davası, daha önce öldürülen kimsenin intikamını almak için üzerine görev alarak bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde karşı taraftan birisini veya birilerini öldürülmektir…

Çok iyi biliyoruz ki bir insanın yaşam hakkını elinden almak kimseye düşmez ve çok büyük bir günahtır. Sebebi ne olursa olsun bir canı almak herşeyden önce insanlık suçudur.

Ağaç yaş iken eğilir. Sulh, bireye daha küçükken aşılanmalı. Okullarda bireyler eğitilerek bu konunun içselleştirilmesi hedeflenmelidir.

Şiddet zincirinin halkasının koparılması gerekir. Sonraki nesillere intikal etmemesi için derhal, şiddet olan yerde, şiddet halkası kırılmalıdır. Bunun için uzmanlara, münevver insanlara ihtiyaç vardır.

Şahsın öldürülmesi, toplumda telafisi mümkün olmayan tahribatlara sebep olmakta. Kan, nefret mantıksızlık bir kısır döngü olarak nesilden nesile aktarılmakta.
Kemal Kutlu

REKLAM ALANI