enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
8,2899
EURO
9,8472
ALTIN
482,98
BIST
1.479
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adıyaman
Az Bulutlu
32°C
Adıyaman
32°C
Az Bulutlu
Cumartesi Açık
32°C
Pazar Az Bulutlu
33°C
Pazartesi Az Bulutlu
34°C
Salı Sıcak
35°C

Uyuşturucu Artık Her Yerde!

 

 

Uyuşturucunun zararları ve bağımlıyı ölüme nasıl götürdüğünü hepimiz biliyoruz. Uyuşturucunun en büyük tehlikesi gün geçtikçe uyuşturucunun artan oranda hayatımızın içine kadar girmesi.

Uyuşturucular, kanla karıştıkları anda direk merkezi sinir sistemini altüst ederler. Uyuşturucu ilk kez alındığında vücutta bir keyif ve zevk hissi verebilir fakat birey uyuşturucu iletine alıştıktan sonra bünyesinde bağımlılık yapar.

Uyuşturucu bağımlısı bireyin bir süre uyuşturucu alamaması durumunda; uzuvlarda kramplar, titreme, korku hissi, mide bulantısı ve kusma, şuur kaybı, bilinç bozuklukları ve görme bozuklukları gibi olumsuz belirtileri görünmeye başlar.

Devamlı uyuşturucu madde kullanılması durumunda ise kişinin bünyesi zayıflar, bağışıklık sistemi çöker ve bundan sonrası bir cehennem hayatın başlangıcı olacaktır.

Uyuşturucunun zararlarını ve yapısını neden anlattım derseniz; yaşadığım yer Kâhta’da uyuşturucu kapımıza kadar dayandı. Ortaokullara, liselere ve hatta ilkokullara kadar girdiğini biliyoruz.

Bu da yetmezmiş gibi birkaç gün önce gördüğüm hatta birkaç gün gözlemlediğim bir araştırmayı buradan sizlerle paylaşmak istiyorum. İnsanı dehşete düşüren bu görüntüler gösterdi ki artık uyuşturucu kapımıza kadar dayanmış hatta evlerimizin içine girmiş durumda.

Kâhta’nın doğusunda, batısında, kuzeyinde ve güneybatısında bir Esrar Tezgâhına denk geldim. Gördüğüm tezgâh basit bir şey değildi. Beş litrelik bir hazır su şişesini ortadan iki bölmüşlerdi. İki buçuk litrelik plastik şişesini ikiye bölüp ağız etrafını jelâtinle kaplatmışlar. Jelâtine birkaç delik açmışlardı. Öğrendiğim kadarıyla büyük şişeyi suyla dolduruyorlar iki buçuk litrelik şişeyi öteki şişenin içine daldırıp şişenin ağzındaki jelâtinin üzerine esrarı koyup yakıyorlar. Esrarın tutuşmasıyla duman aşağı doğru süzülüyor. Daha sonrada oradan içlerine zehri çekiyorlar…

Önceleri şaka, oyun gibi gelen bu tezgâh beklide ileride ölümüne sebebiyet verecek bir düşmana dönüşecektir. Geçlerimizin bilgisizlik ve ilgisizlikten bu tür durumlara tevessül ettikleri biliniyor.

Buradan yetkililere sesleniyorum. Sorumluk, araştırmacı birey ilkesiyle hareketle konuyu hem okullarımızda hem de Kâhta çevresindeki emniyet şeridini kontrol altında tutabilirlerse gençlerimizi bu illetten beklide uzak tutup kurtarabiliriz.

Kutlu Haber Kemal KUTLU

 

 

 

 

REKLAM ALANI