Bakan Tekin, “50. Yıl Kütüphaneleri Deprem Bölgesi Toplu Açılış Töreni”ndeki konuşmasında, deprem bölgesinde çalışmalara devam ettiklerini söyledi.
Malatya’da depremlerden sonra derslik sayısının da artırıldığını anlatan Tekin, şöyle konuştu:
“Sayın Bülent Ecevit’in Başbakan olduğu 2002 yılında ‘Cumhuriyetin 100. Yılına Mektuplar’ diye bir mektup projesi başlatılıyor. Orada deniyor ki ‘100’üncü yıldaki bakanlara mektup yazın.’ Herkes mektup yazıyor. 100’ncü yılda da ben Bakan olduğum için Millî Eğitim Bakanlığına yazılan mektuplar bana geldi. Gelen mektupları açtık okuduk. 2002’deki Türkiye’de okullarımızda öğretmenlerimiz, ‘İnşallah, bir gün 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabiliriz.’ diye temennilerde bulunmuşlar. Ne demek bu? Yani 70-80 kişilik bir sınıfa ders anlatıyor. Öğretmenimizin hayalini kurduğu Türkiye’de 45-50 kişilik. Peki, şu an kaç kişi? Şu an dünyada OECD ortalamasıyla aynı noktadayız.
Temel eğitimde ve ortaöğretimde 20 kişilik yaklaşık ortalama olarak söylüyorum sınıflarda derslerimizi yapıyoruz. Bu, inanılmaz bir şey. O tarihlerde Türkiye’de yaklaşık olarak ortalamalarımız 35-40 bandında ikiye katlamış durumdayız. Sayısal olarak bakıyoruz. Yaptığımız derslikler o günlerde 350 bin dersliğimiz varmış. Onun yarısının şu anda kullanılamadığını düşünürsek, deprem ve benzeri sebeplerle yıkıldığını düşünürsek o tarihlerden kalma elimizde 150-200 bin civarında dersliğimiz var. Peki, şimdi kaç dersliğimiz var? 750 bin dersliğimiz var.”
“Türkiye, 2002’den sonra eğitim öğretimde bir devrim yaşadı”
Türkiye’deki okulların tamamında etkileşimli tahta ve internet erişimi bulunduğunu ifade eden Bakan Tekin, Eğitim Bilişim Ağı’nın da (EBA) öğrenci ve öğretmenlerin hizmetinde olduğunu ifade etti.
Bakan Tekin, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye, gerçekten 2002’den sonra eğitim öğretimde bir devrim yaşadı. Muhalefet bunu anlatırken bütçeler üzerinden konuşuyorlar. Diyorlar ki ‘Bütçenin şu kadarı önceden de Millî Eğitime ayrılıyordu, şimdi de ayrılıyor.’ Peki, ben de şu soruyu sorayım o zaman: Ayrılıyordu da nereye gidiyordu bu kaynak? Nereye harcanıyordu? Çünkü eğitim öğretim altyapımız belli. Demek ki bir problem varmış. Allah razı olsun, Sayın Cumhurbaşkanımız hem Başbakanlığı döneminde hem Cumhurbaşkanlığı döneminde eğitim öğretimle ilgili olarak hangi talebimiz olduysa, ne istediysek karşılığında Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Bu ülkenin geleceği, bu ülkenin çocuklarına yapılan yatırımın hesabı tasarrufu olmaz!’ diyerek ne istiyorsak verdi. Kendilerine huzurlarınızda gerçekten teşekkür ediyorum. Sadece bir Millî Eğitim Bakanı olarak değil, bir Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşı olarak, bir baba olarak, bir akademisyen olarak gerçekten teşekkür ediyorum.”
İlim Yayma Vakfı’na da teşekkür eden Tekin, sivil toplum örgütlerinin desteğinin önemli olduğunu aktardı.
Bakan Tekin, şunları kaydetti:
“Maalesef Türkiye’de sivil toplum örgütlerinin birçoğu kenarda duruyorlar. Eleştiri yapıyorlar. Buyurun gelin yapalım beraber diyoruz. ‘Yok biz yapmayız, siz yaparsanız eleştiririz.’ Şimdi böyle bir mantık, böyle bir sivil toplumculuk yok. Muhalefet açısından bakıyoruz, normal demokratik bir ülkede, demokratik bir siyasal muhalefet niye devlet kendi işlerini yaparken, sivil toplumun katkısını almıyor? ‘Katılımcı olun!’ diye eleştiri yapması gerekirken bizi nasıl eleştiriyor muhalefet? ‘Sivil toplum örgütleriyle niye iş birliği yapıyorsunuz?’ diye. Burada bir çelişki var. Burada bir tutarsızlık var. Ben İlim Yayma Vakfını bu anlamda örnek bir sivil toplum etkinliği yaptığı eğitim öğretim süreçlerine katkı verdikleri için teşekkür ediyorum.”
“Düşünce insanları yetiştirmeye ihtiyacımız var”
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan da İlim Yayma Vakfının 50. yılı dolayısıyla birçok faaliyet planladıklarını söyledi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden etkilenen illerde çalışmalar yaptıklarını aktaran Erdoğan, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“İlk aylarda daha çok insani yardımlara ağırlık verdik. Peşinden de 50 okula 50 kütüphane yapalım dedik. Bunlardan 36’sını Millî Eğitim Bakanlığımızın yönlendirdiği okullara yaptık. 130 binin üzerinde kitabı, yani bir okul başına aşağı yukarı 2 bin 500-3 bin kitaplık kütüphane, çalışma alanı hem öğrencilerin çalışabileceği hem kitap okuyabileceği alan olsun hem de okullara kitap kazandıralım dedik. İlkokullarda ilkokul yaşlarına göre, ortaokullarda ortaokula göre, lisede liseye göre kitaplarla bunları şekillendirdik. Tabii ki okullarımızın uygun yerlerinin büyüklüğüne göre yerinde projelerimizi uyguladık. Deprem bölgesinde, Malatya’da 4 okulda olmak kaydıyla 36 okulumuza bu kütüphaneleri kazandırmış olduk.”
Vakıf olarak Türkiye’de en üst düzey akademisyenlerin yetişmesi, mevcut akademisyenlerin daha büyük projeler yapabilmesi için çalıştıklarını, desteklerini seferber ettiklerini dile getiren Erdoğan; Türkiye’nin en büyük, en prestijli akademik ödülleri olan İlim Yayma Ödülleri’ni 2 yılda bir verdiklerini ifade etti.
Öğrencilerin daha yüksek düzeyde yetişmeleri, daha büyük araştırma yapmaları, bilim ve ilim insanlarının dünya çapında çalışmalara imza atmalarını istediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm bunlar aslında Türkiye Yüzyılı iddiamızın altlığını oluşturacak. Türkiye Yüzyılı hedefini gerçekleştirmek için çok güçlü bir akademik araştırma altyapısına ihtiyacımız var. Dünya bunalımlı dönemlerden geçiyor. Bu bunalımlı dönemlerle ilgili fikren ortaya açılımlar getirecek düşünce insanları yetiştirmeye ihtiyacımız var. Türkiye’nin yerli ve millî yeni entellektüel kılıfa çok ciddi ihtiyacı var. Dolayısıyla İlim Yayma Vakfı olarak inşallah bu konuda Sayın Bakanımızı, bakanlığını desteklemeye devam edeceğiz. Çalışmalarından dolayı kendisini takdirle izliyoruz.”
“Okullarımızı devletimiz yapıyor. Öğretmenlerimizi görevlendiriyor. Okullarımızın bütün ihtiyaçlarını bütçe imkânları el verdiğince gerçekleştiriyor.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Son yirmi üç yılda Türkiye, dünyada eğitim alanında müthiş bir hikâye yazdı. Gerçekten eşi benzeri olmayan bir hikâye yazdı. Bunu devletimiz başarırken sivil toplum olarak bizim üzerimize düşen, artık eksiklikleri tamamlamak, okullarımızın kalitesini bir sınıf yukarı nasıl çıkarabiliriz diye çalışmak… Biz şunu görüyoruz belli yerlerde bir iş adamı, bir hayırsever bir okula hami olduğu zaman o okulun kaderinin değiştiğini görüyoruz. Bir vakıf, dernek bir okula hami olduğu zaman o okulun seviyesinin çok hızlı yükseldiğini görüyoruz. Devletimiz bu kadar ciddi alt yapıyı başarmışken bizim sivil toplum kuruluşları olarak okul aile birlikleriyle birlikte okullarımızı biraz daha desteklerimize inşallah bu 50. yıl kütüphaneleri örnek olmuştur.”
Konuşmaların ardından deprem bölgesindeki illere çevrim içi bağlanılarak yapılan 50. yıl kütüphanelerinin açılış kurdelesi kesildi.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan, Bakan Tekin’e hediye takdim etti. Eserde, İlim Yayma Vakfının “50. Yıl Kütüphaneleri” projesi kapsamında 11 deprem ilinde kütüphane kazandırılan 36 okula ait fotoğraflar ve okul isimleri yer alırken kütüphane açılışları ve teslim edilişlerini temsil eden anahtar da çerçevenin içinde sunuldu.
Törene Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, protokol üyeleri ve öğretmenler ile öğrenciler katıldı.
Toplu fotoğraf çekiminden sonra Bilal Erdoğan ve Bakan Tekin, programın gerçekleştirildiği Suluköy Kahramanlar İlkokulunda açılışı yapılan kütüphaneyi gezerek öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi.
Bakan Tekin, buradaki programın ardından Büyükşehir Belediyesi Gençlik Spor Tesisleri Toplu Açılış Töreni’ne de katıldı. Tesislerin Malatyalı gençlere hayırlı olmasını temenni eden Tekin, açılış kurdelesini kesti.
Bakan Tekin, il eğitim değerlendirme toplantısına katıldı
Bakan Yusuf Tekin, Malatya temasları kapsamında Valiliği de ziyaret etti. Tekin; Vali Yavuz ile kentte gerçekleştirilen eğitim yatırımları, devam eden projeler ve deprem sonrası yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirerek istişarede bulundu.
Tekin, ardından burada düzenlenen il eğitim değerlendirme toplantısına katıldı.
Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Tekin, toplantıya katılan yöneticilere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye Yüzyılı’nda şehirlerimizin eğitimdeki dönüşümünü yerinde izleme imkânı bulduğumuz bu toplantıları kıymetli buluyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı neticesinde, Malatya’da geleceğin inşasında eğitimin nasıl merkezî bir rol üstlendiğine bir kez daha tanıklık ettik.
Depremlerle sarsılmış ancak eğitimle yeniden ayağa kalkmış bu kadim şehir; azmiyle, iradesiyle ve öğretmeninin yüreğiyle yeniden doğmuştur. Maarif ailesi olarak geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın bilgiyle ve erdemle yetişmeleri için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.”
İlgili Fotoğraflar