ANKARA – BHA
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim sürecine girmesi ve geçtiğimiz yıl toplamda 75 baz puanlık faiz indirimi yapması, büyük merkez bankalarının artan altın alımları ve küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, altın fiyatlarını yukarı taşıyan başlıca unsurlar oldu. Fed’in bu yıl da iki faiz indirimi yapacağı yönündeki beklentiler ve ABD Başkanı Donald Trump’ın faiz indirimlerini güçlü biçimde savunması, altına olan talebin canlı kalmasını sağladı.
Altın, emtia piyasalarında bir kez daha “güvenli liman” kimliğiyle öne çıktı. Küresel jeopolitik risklerin sürmesi, yatırımcıların riskten kaçınarak altına yönelmesine neden oldu. Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi ve ABD ile Venezuela arasındaki gerilimin tırmanması, özellikle son dönemde altın fiyatları üzerinde etkili faktörler arasında yer aldı.
Bunun yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının Amerikan ekonomisi üzerindeki olası etkilerine ilişkin belirsizlikler de yatırımcıların altına yönelmesini hızlandırdı. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme amacıyla altın alımlarını sürdürmesi, fiyatlardaki yükselişte belirleyici rol oynadı. Hindistan’da emeklilik düzenleyici kurumuna bağlı fonların portföylerinin yüzde 1’ini onaylı altın ve gümüş ETF’lerine ayırabilmesine izin verilmesi de talebi artıran önemli bir gelişme olarak öne çıktı.
Yıla 2 bin 623 dolar seviyesinden başlayan ons altın, yıl genelinde ağırlıklı olarak yükseliş eğilimi gösterdi. Aylık bazda bakıldığında, ocakta yüzde 6,67, şubatta yüzde 2,17, martta yüzde 9,26, nisanda yüzde 5,26, mayısta yüzde 0,03 ve haziranda yüzde 0,41 oranında değer kazandı. Altının onsu, yıl içinde yalnızca temmuz ayında yüzde 0,39 geriledi.
Yükselişini sonraki aylarda sürdüren altın, ağustosta yüzde 4,8, eylülde yüzde 11,9, ekimde yüzde 3,7, kasımda yüzde 5,4 ve aralıkta yüzde 2,1 artış kaydetti. Aralık ayında ons altın 4 bin 549,94 dolarla tarihi zirvesini yenilerken, yılı 4 bin 313 dolar seviyesinden tamamladı.
Ons altın, 2025 yılı boyunca yatırımcısına yüzde 64,2 getiri sağladı. Bu oran, 1979 yılında kaydedilen yüzde 126,5’lik artıştan sonra görülen en yüksek yıllık kazanç olarak kayıtlara geçti.